Özlem Kızılkeçili’ye sorduk

1.Özlem Kızılkeçili Kimdir?

Merhaba, Ben Özlem Kızılkeçili
İstanbul’luyum.Yoga eğitmeniyim. Aynı zamanda bir anneyim ve her gün yeni bir şeyler öğrenmeye meraklı biriyim. Hayatımın farklı dönemlerinde farklı işlerle uğraştım ama bugün kendimi en çok “kendiyle bağ kurmaya çalışan biri” olarak görüyorum.

2. Yoga ile yolculuğunuz nasıl başladı? Hayatınızda neyi dönüştürdü?

Aslında sadece spor olsun, bedenim rahatlasın diye başladım. Ama zamanla işin içine nefes girdi, bedenimi dinlemek girdi. En önemlisi de kendime karşı daha nazik olmayı öğrendim. Yoga bana her şeyi kontrol edemeyeceğimi, bazen sadece akışa bırakmak gerektiğini gösterdi.

3. Yoga sizin için sadece fiziksel bir pratik mi, yoksa bir yaşam felsefesi mi?

Benim için bir hayat tarzı. Matın üzerinde dengeyi bulmaya çalışmak veya sabretmek, aslında hayatta yaşadıklarımızın bir provası gibi. Derste ne öğreniyorsam günlük hayatıma da onu taşımaya çalışıyorum. Matı topladığımda asıl pratik başlıyor diyebilirim.

4. Günümüz şehir hayatında yoga neden bu kadar ihtiyaç haline geldi?

Şehirde hep bir koşturma halindeyiz, hep bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Yoga tam tersini, yani yavaşlamayı ve nefes almayı hatırlatıyor. Bu yüzden artık bir lüks değil, bu kalabalıkta dengede kalabilmek için bir ihtiyaç.

5. Ruhsal dengeyi korumak için günlük ritüelleriniz var mı?

Kendimi çok katı kurallara hapsetmiyorum. Bazen birkaç dakika sessiz kalmak, bazen sadece nefesime odaklanmak veya kısa bir yürüyüş yapmak yetiyor. Uzun rutinler yerine gün içindeki o küçük molaların daha etkili olduğunu düşünüyorum.

6. Yoga sizin için bir kaçış mı, yoksa gerçekle daha derin bir temas mı?

Hayır, aksine gerçeklerin farkına varmak. Sadece huzurlu anlarda değil, zor zamanlarda da kendinle kalabilmeyi öğretiyor. Kaçmak yerine o an ne hissediyorsan onunla yüzleşiyorsun. Bu yüzden her zaman rahatlatıcı değil, bazen çok dürüst ve sarsıcı olabiliyor.

7. Yoga ile ilk temasınızı hatırlıyor musunuz? O an size ne hissettirmişti?

Evet, çok net. Sanki ilk defa gerçekten “buradayım” demiştim. Zihnimdeki sesler biraz durulmuş, bedenim konuşmaya başlamıştı. Uzun zamandır unuttuğum bir parçama yeniden kavuşmuş gibi hissetmiştim.

8. Yoga yaparken beden mi konuşur, zihin mi susar?

Bence önce zihin susmaya direnir, sonra beden konuşmaya başlar. Zamanla ikisi arasında bir diyalog oluşur. Yoga benim için bu dengeyi fark etmekle ilgili: ne tamamen susmak ne de tamamen kontrol etmek.

9. Modern yaşam yogayı mı dönüştürdü, yoksa yoga mı modern yaşamı dönüştürüyor?

Bence ikisi de birbirini etkiliyor. Modern yaşam yogayı daha görünür kıldı ama yoga da modern yaşamın hızına karşı bir denge alanı açtı. Asıl mesele, yoganın özünü koruyarak onu günlük hayata taşıyabilmek…

Yanıt yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir