1.Sibel Kaçan kimdir?
Merhaba, ben Sibel Kaçan.
Hayatım boyunca müzik ve dans hayatımın en önemli parçaları oldu. Henüz 9 yaşındayken dans etmeye başladım ve o günden bu yana bu yolda ilerlemeyi seçtim. Dans etmeyi çoğunlukla insanları izleyerek öğrendim. Zamanla dans benim için sadece bir sanat değil, aynı zamanda kendimi ifade etmenin ve bazen de hayatın yoğunluğundan uzaklaşmanın en güçlü yollarından biri hâline geldi.

Üniversite eğitimimi Yalova Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nde tamamladım. Dil eğitimimi ise Amerika Birleşik Devletleri’nin New Hampshire eyaletinde aldım. Üniversite hayatım boyunca hem eğitimime devam ettim hem de çalıştım.
Kendini Deezgo okurlarına nasıl tanıtırsın?
18 yaşında başladığım modellik kariyerime İstanbul’da devam etme kararı aldım. Katıldığım yarışmalar sayesinde kendimi geliştirme ve tanıtma fırsatı buldum. Türkiye’de FIRST RUNNER UP unvanını kazandım, ardından Gürcistan’da 32 ülkenin katıldığı uluslararası bir yarışmada DÜNYA BİRİNCİSİ oldum. Bu başarılar, kariyerimde önemli bir görünürlük kazanmamı sağladı.

Üniversite yıllarında başladığım Latin dansları ise müziğe olan bakış açımı tamamen değiştirdi. Çevremdeki arkadaşlarım, müzik kulağımın güçlü olduğunu söyleyerek DJ’liğe yönelmem konusunda beni teşvik etti. Böylece sahne hayatım başlamış oldu.
Afro house ve Tech house’u seçmendeki en büyük etken ne?
Yaklaşık 10 yıl boyunca Bachata ile ilgilendim, ardından Kizomba alanında kendimi geliştirdim. Bachata’da 3 yıl, Kizomba’da ise 2 yıl eğitmenlik yaptım. Bu süreç müzikal altyapımın büyük ölçüde Latin ritimleri üzerine şekillenmesini sağladı. Latin müziğinin Afro köklerinden etkilenerek zamanla Afro House tarzına yöneldim. Tech House’u sevmemin en önemli sebeplerinden biri de AfroTech House’un enstrümantal yapısı ve ritmik zenginliği. Enerjisi yüksek, insanları mutlu eden ve dans ettiren setler hazırlamayı seviyorum.
Modellik kariyerimde de kendimi sürekli geliştirdim. Duruş ve podyum yürüyüşü üzerine üç farklı eğitmenden eğitim aldım ve profesyonel defilelerde yer almaya başladım. Şu anda beni en çok heyecanlandıran projelerden biri, hem podyumda yürüyüp hem de DJ performansı sergilemek. İki farklı sahne disiplinini aynı anda icra etmek bana büyük bir mutluluk veriyor.
Mercedes-Benz Fashion Week Azerbaijan’da yer aldıktan sonra bir süre modelliğe ara verme kararı aldım. Çünkü aynı organizasyonda hem DJ olarak sahne almak hem de defilede yürümek fiziksel ve zihinsel olarak oldukça yoğun bir tempo gerektiriyor. Bazı etkinliklerde neredeyse 12 saat boyunca aktif çalışıyoruz. Müziğin enerjisini korurken aynı zamanda podyumdaki duruşu ve profesyonelliği sürdürebilmek gerçekten büyük emek istiyor.

Set hazırlanırken enerjini planlıyor musun, yoksa zaten enerjik misin?
Set hazırlık sürecinde ise oldukça titiz çalışıyorum. Hazırladığım bir seti bazen elli kez dinlediğim oluyor. Hatta zaman zaman aynı parçaların içinde kaybolduğumu hissediyorum. Enerjim düştüğünde kısa bir mola veriyorum ama içime sinmeyen tek bir geçiş veya tek bir parça bile varsa, onu istediğim noktaya getirene kadar çalışmayı bırakmıyorum. Aynı tonda ve aynı harmonide ilerleyen 13 parçalık bir set hazırlamak bazen günler sürebiliyor. Sahneye çıkmadan önce seyircinin yaşayacağı deneyimi en ince ayrıntısına kadar planlıyorum.
Aynı zamanda modellik yapıyorsun. Modellik ve müzik birbirini nasıl tamamlıyor?
Modellik kariyerimde hedeflediğim görünürlüğü ve kişisel marka değerimi oluşturduktan sonra stratejik bir planlamayla DJ’liğe odaklandım. Sahne duruşu, beden dili ve seyirciyle kurulan iletişim en az müzik kadar önemli. Bir yandan teknik olarak kusursuz bir performans sergilerken, diğer yandan sahnedeki enerjiyi doğal bir şekilde yansıtabilmek kolay değil. Ancak beni en çok motive eden şey de tam olarak bu dengeyi kurabilmek.

Sahne kostümlerinde en çok neye dikkat ediyorsun?
Sahne kostümlerim ise performansın konseptine göre şekilleniyor. Defilelerde kostümler organizasyon tarafından hazırlanıyor. DJ performanslarımda ise sahne alacağım mekânın atmosferine uygun seçimler yapıyorum. Her zaman sade ama güçlü, şık ama zamansız bir görünüm oluşturmayı tercih ediyorum.
Deezgo okurlarına neler söylemek istersin ?
Son olarak, bana bu röportajda yer veren ve hikâyemi paylaşma fırsatı sunan Deezgo okurlarına teşekkür ediyorum. Umarım müzikle, dansla ve üretmeye devam ettiğim bu yolculukta çok daha güzel anıları birlikte paylaşabiliriz.
Yanıt yok